Ana içeriğe atla

Kayıtlar

devirlervecaglar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KURTULUŞ SAVAŞI

Kurtuluş Savaşı Kurtuluş Savaşı, Bir iftihar, bir intizar, bir yadigar. Ezberledik, ezberleyince unuttuk. Şimdi hatırlıyor gibi yaptığımıza bakmayın, neyi hatırladığımızı bile bilmiyoruz. Hadi şimdi birlikte hatırlayalım. Önce Kurtuluş Savaşına kadar geçen zamanı hatırlayalım... 1. Dünya Savaşı'nın neticeleri belli olmuş, Almanya'nın mağlup olacağı anlaşılmıştı. Sultan Reşat, muhtemel ki memleketin içler acısı haline dayanamayıp kalp yetmezliğinden vefat edince (3 Temmuz 1918) yerine hiç istemese de Sultan Vahdettin tahta geçirildi. İttihatçılar ise memleketi içine düşürdükleri halden utanç duyarcasına istifa etmiş, hatta Talat'inden Enver'ine, Cemal'inden Şakir'ine Alman torpidosuna binip kaçmışlardı.  Koca memleket kala kala 57 yaşında, hastalıklarla boğuşan, ciğerleri sönmüş bir saltanat varisine, Abdülhamid'in kardeşi Mehmed'e (6. Mehmed - Vahdettin) kalmıştı. Öyle ki; ayakta durmakta bile zorlanan Sultan Vahdettin, cülusunda halkın ka...

MİRYOKEFALON SAVAŞI

Miryokefalon Savaşı Miryokefalon Savaşı , 17 Eylül 1176 da Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında, Denizli Düzbel mevki civarında gerçekleşmiş, Anadolu Selçuklu Devletinin kazandığı bu savaşla Türklerin Anadolu’daki hakimiyetleri kesinleşmiştir.  Miryokefalon Savaşı Öncesi Tarafların Durumu 1071 yılında Malazgirt Savaşıyla Anadolu’ya giren Selçuklu Devleti, zamanla Bizans’ın sahip çıkamadığı Anadolu coğrafyası üzerinde genişleyerek Bizans’ın Anadolu üzerindeki hâkimiyetini ortadan kaldırmıştı. Bizans, aldığı mağlubiyetlere rağmen Anadolu’dan vazgeçmek istemiyor, Selçuklular ile mücadele etmeye devam ediyordu. Selçuklu Devleti ise Bizans’ın hâkimiyetine son vermesine rağmen Anadolu içlerindeki güçlü beyliklerle mücadele etmekte ve Türk Yurdu haline gelen Anadolu’yu kendi otoritesi altında toplamaya çalışmaktaydı.  Selçuklu Devleti, 1170’li yıllara gelindiğinde Anadolu içlerindeki bağımsız hareket eden beyliklerle mücadele içerisindeydi...

ANTİK ÇAĞDAKİ SAVAŞLAR

Antik çağ dünyası: iö 490 marathon - iö 480 salamis - iö 331 gaugamela - iö 216 cannae - iö 203 gaixia - iö 31 aktium - is 9 teutoburg ormanı - 378 adrianopolis (edirne).  iö 490 Marathon Atina yakınlarındaki büyük pers-atina savaşının yapıldığı yer. savaş ile ilgili bilgiyi atina'ya koşarak ulaştıran ulağın anısına uzun mesafe koşularına bugün maraton denmektedir iö 480 Salamis Kıbrıs'ta mağusa şehri yakınlarında bir antik kent.şehir bronz çağı sonlarında başlayan göçler sırasında, anadolu'dan gelen kavimler ve bunlara yunanistan'dan gelerek kilikya'da katılan akalar tarafından kurulmuştur . truva kahramanlarından ve salamis adası kralı telamon'un oğlu tefkros şehrin kurucusu olarak bilinmektedir. m.ö. 707 yılında gerçekleşen asur hakimiyetinden sonra m.ö. 560 yılında bastırılan sikkelerden, salamis kralı evelthon'un adanın idaresini ele geçirdiği anlaşılmaktadır. m.ö. 499 yılında atinalı kimon'un kıbrıs'taki pers hakimiyetine son ver...

ESKİ ZAMANLARDAKİ ALETLER

Taştan daha sert, kesici ve dayanıklı aletler yapılmıştır  Keten, kenevir gibi bitkiler yetiştirilerek bu bitkilerin liflerinden giysiler yapıldı, dokumacılık başladı.

PALEOLİTİK (ESKİ TAŞ) ÇAĞ: MÖ 600.000, 10.000: AVCILIK VE TOPLAYICILIK DÖNEMİ.

Günümüzden on dört bin yıl öncesine kadar dayanan en uzun dönemdir.  “Eski Taş Çağı”  “Avcılık Toplayıcılık Dönemi” olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde insanlar küçük gruplar halinde yaşamakta av ve bitki – yemiş toplayıcılığına dayalı bir beslenme düzeninde ve mevsim şartlarına göre yer değiştiren göçebe bir yaşam biçimindedir. Kaya altları, Mağralar, çalı çırpı ve deriden yaptıkları barınaklarda ve kovuklarda barınmaktadırlar. Barınaklar geçicidir.  Avlamak veya hayvanlardan korunmak ve gündelik işlerde kullanmak amacıyla basit aletler kullanmaktadır. Bunlar yontama taş aletlerdir. Bu taşlarla ok, ucu,, mızrak balta yapmışlardır. Bu devirde mağra duvarlarına çizilmiş basit resimlere de rastlanılmakta bu resimlerin haberleşme ihtiyacını karşıladığı sanılmaktadır. İstanbul Yarımburgaz, ( Küçükçekmece, gölü kuzey ucunda,  Ağaçlı kumluğunda, Antalya Beldibi, Karain,Belbaşı ve Öküzönü Mağralarında bu devre ait buluntular bulunmuştur.

ÇAĞ NEDİR?

İnsan yaşamında bir çok değişikliklere ve yeniliklere yol açan önemli bir olayla başlayıp yine önemli bir olayla biten zaman dilimine çağ denir.

KARANLIK ÇAĞ

İnsanların o döneme ait bilgilerinin olmadığı için Karanlık Çağ olarak adlandırılmıştır. Ancak, o döneme ait bulunan duvar resimleri, araç-gereçler, fosiller vb. bulgular sonucunda bazı bilgilere elde edilebilmiştir. Avrupa'nın roma İmparatorluğu'nun çöküşünden Rönesansa kadar haçlı seferlerinin yenilgileriyle,veba salgınıyla,Moğol istilasıyla,krallık savaşlarıyla,kıtlıkla geçirdiği bin yıllık sefalet ve kaos dönemidir.

YAKIN ÇAĞ

Yakın Çağ (1784 – Günümüz) arasını kapsar. Bu dönem dünyada sosyal, siyasi ve ekonomik değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Fransız İhtilalinin etkisiyle milliyetçilik akımı yayılmış, merkezi krallıklar ve imparatorluklar yerini ulus devletlere bırakmıştır. Yönetim anlayışında da değişimler yaşanmaya başlamış, halkın yönetimde söz sahihi olduğu cumhuriyet rejimi ve demokrasi anlayışı gelişmiştir. Dinin toplumlar ve devletler üzerindeki etkisi azalmaya başlamış ve laiklik anlayışı gelişmiştir. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması sağlanmıştır. Ekonomik alanda Sanayi İnkılâbı ile birlikte, sanayi önemli bir faaliyet haline gelmiştir. (1789 - ...) Tarihi çağlar belirlenirken, tarihi etkileyen önemli olaylar göz önünde bulundurulmuştur. Yakınçağ 1789 Fransız İhtilali ile başlayan ve günümüzü de içine alan dönemdir. Yakınçağ hâla bitmemiştir. Bu döneme damgasını vuran birçok olay, savaş, antlaşma... olmuştur.   Bunlardan bazıları:  - 1789 Fransız İhtilali...

İLK ÇAĞ

İlk Çağ, Tarih Devirleri'nin başlangıcını oluşturur.M.Ö. 3200 yazının bulunuşu ile başlayıp M.S. 375 Kavimler Göçü’ne kadar devam eden dönem olarak ele alınır.  Yazı dünyanın büyük bir bölümüne yayılmıştır. Alfabe , para, takvim gibi tüm insanlığı etkileyen buluşlar gerçekleştirilmiştir. İlk büyük devletler ve imparatorluklar kurulmuştur. Avrupa'da Roma İmparatorluğu, Asya'da Büyük Hun İmparatorluğu ve Çin'de Han Hanedanı bunların en büyüğüdür.

MADEN DEVRİ

Bu dönemde insanoğlu sırasıyla bakır, tunç ve demir madenlerini işlemiştir. Sıralanışın bu şekilde olmasının temel nedeni; bu madenlerin işlenmesindeki kolaylıktır. Bu durumda bakırın tunçtan, tunçun da demirden daha kolay işlendiği anlaşılmaktadır. Maden Devri  tarih öncesi devirlerdendir. Bakır, Tunç ve Demir olmak üzere üç döneme ayrılır. ilk kullanılan madenler doğada saf olarak bulunan ve kolay işlenebilen madenler olmuştur.

KABA TAŞ DEVRİ

Kabataş devrinin diğer adı “Paleolitik”tir.   İnsanoğlu ilk kez yeryüzünde kabataş devrinde görülmüştür.   Bu döneme aynı zamanda “Buzul çağı” adı da verilmiştir ve tarihi dönemlerde en uzun yaşanan dönem bu dönemdir.   Kabataş devri insanlık tarihinden başlayarak Milattan önce 12.000 yıllarına kadar devam eden bir dönem olma özelliğini taşımaktadır.   Kabataş ya da paleolitik çağda insanlar doğada yaşıyorlardı. Beslenme ihtiyaçlarını doğada bulunan yabani hayvanları avlayarak gideriyorlardı yani o dönemde yaşayan insanlar avcılık ve toplayıcılık ile uğraşıyorlardı. Aynı zamanda doğada buldukları yenebilecek besin maddeleri topluyorlardı.   Kabataş devrinde insanlar çakmak taşı ve hayvan kemikleri gibi nesneleri kullanmışlardır ve ağaçlar sayesinde besinleri pişirerek tüketmeyi öğrenmişlerdir. Bu konudaki bilgilere ise o dönemde yaşayan insanların mağara duvarlarına çizdiği resimler sayesinde ulaşılmıştır.   Kısacası bu dönem ins...

TUNÇ ÇAĞI

Tunç Çağı Tunç çağı, maden devrinin bakır çağından sonraki evresidir. Kalay ve bakır karışımından tunç madeni elde edilmiş ve bu noktadan sonra tunç kullanımı başlamıştır. Bu nedenle bu çağa Tunç Çağı denmiştir. Tunç madeninin kullanım alanları çok dayanıklı araç ve gereçlerin yapımına sebep olmuştur. Dayanıklı araç ve gereçlerin dışında nispeten çok ince emek isteyen mücevher, takı ve süs aksesuarlarında da kullanılmıştır. Güçlü silahlar, değerli eşyalar ve süs eşyaları yapımında tunç madeninden oldukça faydalanılmıştır.  Madencilik alanındaki gelişmeler sonucunda bakır ve kalayın karıştırılmasıyla tunç elde edilmiştir. Tunçtan yapılan aletler bakırdan yapılan aletlerden daha sert ve dayanıklıdır. Bu dönemde ilk şehir devletleri, ardından da ilk büyük devletler ortaya çıkmıştır.

YONTMA TAŞ DEVRİ

Yontma Taş Devri (Mezolitik Devir) Özellikleri  Yontma Taş Devri'nin özellikleri şunlardır:  1- Yontma Taş Devri'nin başlarında iklim değişikliği yaşanmış, buzul çağı başlamıştır.  2- Bu devirde kullanılan taşlar yontularak kullanılmıştır.  3- Yontma Taş Devri ile birlikte ilk taş baltalar yapılmıştır.  4- Yontma Taş Devri ile birlikte yontulan taşlar, insanlık tarihinin ilk büyük devrimi olarak kabul edilmiştir. Çünkü bununla birlikte insanoğlu ilk kez beynin ve elin koordinasyonunu sağlamıştır.  5- Bu devirde etraf buzullarla kaplanmış olduğu için insanoğlu barınma ihtiyacını mağaralar ve bilinmeyen, gizli yerlerde gerçekleştirmiştir.  6- Bu devrin insanları temel uğraş olarak balıkçılık ve toplayıcılık yapmışlardır. Bu da tüketici bir toplum yapısı olduğunu göstermektedir.  7- Yontma taş devrinde hakim olan yaşam biçimi göçebe yaşamdır.  8- Kadının egemen olduğu (anaerkil) bir toplum yapısı bulunmaktadır. ...