Ana içeriğe atla

TUNÇ ÇAĞI

Tunç Çağı

Tunç çağı, maden devrinin bakır çağından sonraki evresidir. Kalay ve bakır karışımından tunç madeni elde edilmiş ve bu noktadan sonra tunç kullanımı başlamıştır. Bu nedenle bu çağa Tunç Çağı denmiştir. Tunç madeninin kullanım alanları çok dayanıklı araç ve gereçlerin yapımına sebep olmuştur. Dayanıklı araç ve gereçlerin dışında nispeten çok ince emek isteyen mücevher, takı ve süs aksesuarlarında da kullanılmıştır. Güçlü silahlar, değerli eşyalar ve süs eşyaları yapımında tunç madeninden oldukça faydalanılmıştır. Madencilik alanındaki gelişmeler sonucunda bakır ve kalayın karıştırılmasıyla tunç elde edilmiştir. Tunçtan yapılan aletler bakırdan yapılan aletlerden daha sert ve dayanıklıdır. Bu dönemde ilk şehir devletleri, ardından da ilk büyük devletler ortaya çıkmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAKIR DEVRİ

Bakır Çağı (Kalkolitik Çağ) Bakır çağı bundan yaklaşık olarak 6.000 yıl evvel yani M.Ö 5000-3000 yılları arasında şekillenmiştir. Taş çağının sonlarına doğru madenin keşfedilmesiyle beraber bakır dünyada medeniyetlerin gelişmesine ve ilerlemesine büyük katkı sağlamıştır. İnsanoğlunun ilk bulduğu maden olan bakır hem bol miktarda bulunmuş hem de çok az maliyetle birçok alanda kullanılabilmiştir. Bakır çağının başlangıç tarihi net değildir. Araştırmalar, dünyadaki ilk bakır kaynaklarının nerede bulunup çıkarıldığına dair bize farklı veriler sunmuştur. Kesin bir bilgi olarak size  İsrail ’deki Negev Çölündeki Timna Vadisi örnek gösterilebilir. Yapılan kazıda birbirine bağlı tünellerin olduğu bir alan ortaya çıkmıştır.  Timna Vadisindeki bakır su ile keşfedilmiştir. Taşların üzerine su döküldüğü zaman yeşil Galena bantları ortaya çıkmıştır. Bu taşların sırrını çözmek isteyen atalarımız Galena taşlarını yüksek ısıya maruz bırakmışlar ve Galena taşının erimeyip farklı...

ORTA ÇAĞDAKİ SAVAŞLAR

Orta Çağ Avrupası'ndaki teknolojik, kültürel, ve sosyal gelişme askeri taktikleri,  süvari  ve topçuluğun görevlerini değiştirerek savaş tarzının çok önemli derecede bir dönüşüme uğramasına neden olmuştur. Dünya'nın diğer bölgelerinde benzer seyirler görülmüştür. Beşinci yüzyılda yoğun  piyade  kuvvetinden oluşan  Çin  orduları, kuzeydeki  Türkler  ve diğer  göçebe  halkları örnek alarak  süvari  ağırlıklı kuvvetlere dönüşmüştür.  Orta Doğu  ve  Kuzey Afrika 'da Avrupa'ya benzer hatta bazen daha üstün teknolojiler kullanılmıştır.  Japonya 'da Orta Çağ savaş tarzı 19. yy.a kadar sürmüştür.  Afrika 'da da "Sahil" boyunca (Sahra çölünün güneyi,  Senegal Irmağı  havzası ile  Kongo 'nun kuzey bölümünü kapsayan bölge) ve  Sennar Krallığı  ile  Fulani İmparatorluğu  gibi  Sudan  devletlerinde 19. yy. boyunca Orta Çağ savaş taktikleri ve silahları kullanılmışt...

KURTULUŞ SAVAŞI

Kurtuluş Savaşı Kurtuluş Savaşı, Bir iftihar, bir intizar, bir yadigar. Ezberledik, ezberleyince unuttuk. Şimdi hatırlıyor gibi yaptığımıza bakmayın, neyi hatırladığımızı bile bilmiyoruz. Hadi şimdi birlikte hatırlayalım. Önce Kurtuluş Savaşına kadar geçen zamanı hatırlayalım... 1. Dünya Savaşı'nın neticeleri belli olmuş, Almanya'nın mağlup olacağı anlaşılmıştı. Sultan Reşat, muhtemel ki memleketin içler acısı haline dayanamayıp kalp yetmezliğinden vefat edince (3 Temmuz 1918) yerine hiç istemese de Sultan Vahdettin tahta geçirildi. İttihatçılar ise memleketi içine düşürdükleri halden utanç duyarcasına istifa etmiş, hatta Talat'inden Enver'ine, Cemal'inden Şakir'ine Alman torpidosuna binip kaçmışlardı.  Koca memleket kala kala 57 yaşında, hastalıklarla boğuşan, ciğerleri sönmüş bir saltanat varisine, Abdülhamid'in kardeşi Mehmed'e (6. Mehmed - Vahdettin) kalmıştı. Öyle ki; ayakta durmakta bile zorlanan Sultan Vahdettin, cülusunda halkın ka...