Ana içeriğe atla

ANTİK ÇAĞDAKİ SAVAŞLAR


Antik çağ dünyası: iö 490 marathon - iö 480 salamis - iö 331 gaugamela - iö 216 cannae - iö 203 gaixia - iö 31 aktium - is 9 teutoburg ormanı - 378 adrianopolis (edirne). 

iö 490 Marathon

Atina yakınlarındaki büyük pers-atina savaşının yapıldığı yer. savaş ile ilgili bilgiyi atina'ya koşarak ulaştıran ulağın anısına uzun mesafe koşularına bugün maraton denmektedir

iö 480 Salamis

Kıbrıs'ta mağusa şehri yakınlarında bir antik kent.şehir bronz çağı sonlarında başlayan göçler sırasında, anadolu'dan gelen kavimler ve bunlara yunanistan'dan gelerek kilikya'da katılan akalar tarafından kurulmuştur . truva kahramanlarından ve salamis adası kralı telamon'un oğlu tefkros şehrin kurucusu olarak bilinmektedir. m.ö. 707 yılında gerçekleşen asur hakimiyetinden sonra m.ö. 560 yılında bastırılan sikkelerden, salamis kralı evelthon'un adanın idaresini ele geçirdiği anlaşılmaktadır. m.ö. 499 yılında atinalı kimon'un kıbrıs'taki pers hakimiyetine son vermek için düzenlediği sefer başarısızlıkla son bulmuş ve kimon'un ölümü üzerine atinalılar, kıbrıs'ı alma girişiminden vazgeçmişlerdir. bundan sonra fenikeli idareciler başa geçer, fakat ticaret ve diğer konularda gerileme başlar. m.ö. 411 yılında tefkros ailesinin üyelerinden evagoras, salamis krallığını ele geçirir. tüm adayı hakimiyeti altına almak isteyince salamis şehri persler tarafından kuşatılır ve evagoras pers krallığına vergi ödemek zorunda bırakılır. bu durum iskender devrine dek sürer. iskender döneminde salamis kralı olan pyntagoras, iskender'e askeri yardımlarda bulunduğundan kendisine tamusus şehri verilerek ödüllendirilir. iskender'in ölümü sonrasında salamis sürekli el değiştirir. m.ö. 294 yılında zor şartlar altında kıbrıs'ı alan ptoleme krallığı idaresi sırasında ada huzura kavuşur ve bu tarihten itibaren salamis baş şehir olma niteliğini kazanır. kentin bu parlak dönemi roma egemenliği süresince de devam eder. günümüzdeki kalıntıların çoğu roma dönemine aittir. roma idaresi altında şehrin bir halk meclisi, bir senato ve ihtiyar meclisi bulunmaktadır. m.s. 76 ve 77 yıllarındaki depremler ve m.s.116 yılındaki yahudi isyanları ile şehir epeyce tahrip olur. daha sonra ada antakya vilayetine bağlanır ve salamis limanı, suriye gemilerince ilk uğrak limanı olduğundan, şehirde bir ferahlama görülür. m.s. 232 ve 342 yıllarındaki depremler yazık ki şehre yine büyük zararlar verir. bundan sonra bizans imparatoru konstantinus şehri küçük bir planda inşa ettirerek, konstantinus adını verir. şehir kıbrıs'ın baş şehri olarak baf'ın yerini alır. daha sonra şehir m.s. 647 yılındaki arap akınları ve yer sarsıntıları nedeniyle terkedilerek, bugünkü mağusa şehrini oluşturan bölgeye halk göç etmek durumunda kalır.

iö 331 Gaugamela


Gaugamela Savaşında M.Ö. 331 yılında, Makedonlar ve Büyük İskender, Pers İmparatorluğu ve liderleri III. Darius'u yenilgiye uğrattı. Bu savaşa bazen Arbela Savaşı da denmektedir.

iö 216 Cannae


Cannae Savaşı, Kartaca ile Roma arasında yapılan II. Pön savaşları’nın en önemli üç çatışmasından biridir. Savaş, MÖ 2 Ağustos 216 tarihinde, güney doğu İtalya’nın Cannae kasabası yakınlarında gerçekleşmiştir. Savaş sonunda konsül Lucius Aemilius Paullus ve Gaius Terentius Varro komutasındaki güçlü Roma ordusu, Hannibal komutasındaki Kartaca ordusu tarafından imha edilmiş ve başta Capua olmak üzere birkaç şehir devletinin Roma ile bağları kopmuştur.

Daha önceki Trebia ve Trasimene yenilgilerinin acısını çıkartmak isteyen Roma, Kartaca ordusunun Güney İtalya yönündeki ilerleyişini Cannae’de karşılamak amacıyla harekete geçmiştir. Roma ve müttefiklerinin oluşturduğu yaklaşık 87 bin kişilik bir ordu, sağ kanadını Adriyatik denizine dökülen Ofanto ırmağına dayayarak düzen almıştır. Roma ordusu, süvari birliklerini kanatlara alarak ağır piyadelerini merkeze yığacak biçimde yerleşmiştir.

Roma ordusunun bu pozisyonu, Hannibal’in kanatlardan kuşatma taktiğini uygulaması için büyük bir fırsat yaratmıştır. Hannibal, en zayıf piyade birliklerini merkeze, süvarisini ise kanatlara yerleştirmiştir. Roma ordusunun merkezden saldırısında bu merkez kuvvetler kısa sürede çökmüş, Roma ordusu hızla merkezde oluşan boşluğa yığılmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DEVİRLERİN İSİMLERİ

1.   Taş Devri (Taş Çağı): MÖ 600000-5500 2.   Maden Devri (Maden Çağı): MÖ 5500- 1200 olmak üzere iki döneme ayrılmaktadır. Taş Devri; I.  Kabataş Devri (Eski Taş Çağı / Paleolitik Çağı): MÖ 600000-10000 II.  Yontmataş (Orta Taş Çağı / Mezolotik Çağı): MÖ 10000-8000 III.  Cilalıtaş Devri (Yeni Taş Çağı / Neolitik Çağı): MÖ 8000-5500 Maden Devri ise; I.  Bakır Devri (Bakır Çağı / Kalkolitik Çağı) II.  Tunç Devri (Tunç Çağı) III.  Demir Devri (Demir Çağı) olarak sınıflandırılmaktadır.

ORTA ÇAĞDAKİ SAVAŞLAR

Orta Çağ Avrupası'ndaki teknolojik, kültürel, ve sosyal gelişme askeri taktikleri,  süvari  ve topçuluğun görevlerini değiştirerek savaş tarzının çok önemli derecede bir dönüşüme uğramasına neden olmuştur. Dünya'nın diğer bölgelerinde benzer seyirler görülmüştür. Beşinci yüzyılda yoğun  piyade  kuvvetinden oluşan  Çin  orduları, kuzeydeki  Türkler  ve diğer  göçebe  halkları örnek alarak  süvari  ağırlıklı kuvvetlere dönüşmüştür.  Orta Doğu  ve  Kuzey Afrika 'da Avrupa'ya benzer hatta bazen daha üstün teknolojiler kullanılmıştır.  Japonya 'da Orta Çağ savaş tarzı 19. yy.a kadar sürmüştür.  Afrika 'da da "Sahil" boyunca (Sahra çölünün güneyi,  Senegal Irmağı  havzası ile  Kongo 'nun kuzey bölümünü kapsayan bölge) ve  Sennar Krallığı  ile  Fulani İmparatorluğu  gibi  Sudan  devletlerinde 19. yy. boyunca Orta Çağ savaş taktikleri ve silahları kullanılmışt...

YONTMA TAŞ DEVRİ

Yontma Taş Devri (Mezolitik Devir) Özellikleri  Yontma Taş Devri'nin özellikleri şunlardır:  1- Yontma Taş Devri'nin başlarında iklim değişikliği yaşanmış, buzul çağı başlamıştır.  2- Bu devirde kullanılan taşlar yontularak kullanılmıştır.  3- Yontma Taş Devri ile birlikte ilk taş baltalar yapılmıştır.  4- Yontma Taş Devri ile birlikte yontulan taşlar, insanlık tarihinin ilk büyük devrimi olarak kabul edilmiştir. Çünkü bununla birlikte insanoğlu ilk kez beynin ve elin koordinasyonunu sağlamıştır.  5- Bu devirde etraf buzullarla kaplanmış olduğu için insanoğlu barınma ihtiyacını mağaralar ve bilinmeyen, gizli yerlerde gerçekleştirmiştir.  6- Bu devrin insanları temel uğraş olarak balıkçılık ve toplayıcılık yapmışlardır. Bu da tüketici bir toplum yapısı olduğunu göstermektedir.  7- Yontma taş devrinde hakim olan yaşam biçimi göçebe yaşamdır.  8- Kadının egemen olduğu (anaerkil) bir toplum yapısı bulunmaktadır. ...