Ana içeriğe atla

MALAZGİRT SAVAŞI

Malazgirt Savaşı

Malazgirt Savaşı


Malazgirt Savaşı, 26 Ağustos 1071’de Muş’ta bulunan Malazgirt ovasında meydana gelmiş, Selçuklu Sultanı Alparslan ve Doğu Roma İmparatoru Romen Diyojen arasında gerçekleşmiş, Anadolunun Türk’lere yeni yurt olmasını sağlamış olan meydan savaşıdır. 

Malazgirt Savaşı Öncesi Tarafların Durumu

Selçuklular, İç Asya’da henüz yeni kurulmuş bir ülke durumundaydı. Gazne devletini yıkarak topraklarına ve saltanat varlıklarına sahip olup güçlenen Selçuklular, zamanla bölgesinde hakim bir güç haline gelince Doğu Roma ile komşu olmuştu. 

Doğu Roma, her ne kadar siyasi olarak Anadolunun hükümdarı durumunda ise de Anadolu toprakları sosyal ve kültürel açıdan Doğu Roma medeniyetine tabi durumda değildi. Doğu Roma bünyesinde yaşayan Ermeniler, Kürtler, Gürcüler, Abazalar, Slavlar ve Bulgar / Hazar Devletleri döneminde Trakya bölgesine yerleşen Peçenek ve Uz Türkleri, Roma Devleti içerisinde hem azınlık olarak yaşamakta hem de Paralı Asker olarak görev almaktaydı. Doğu Roma İmparatorluğu, bu azınlıklar üzerinde siyasi ve askeri baskılar kurmakta ve coğrafyayı politik olarak yönetmekteydi. Bu bağlamda Roma kökenli olmayan bu toplulukların Doğu Roma otoritesi altında yaşaması bir tercih değil zorunluluktu. Bu sebeple Doğu Roma sınırlarını kaleler ve surlarla korumuyor, ileri karakollarla ve toprakları üzerindeki olası tehditlere karşı asker sevk ederek hakimiyet sağlıyordu.

Selçuklular, Malazgirt Savaşından önce yeni sınır komşuları Doğu Romaya sık sık gaza seferleri düzenliyorlardı. Zira Anadolu hem verimli ve zengin topraklarıyla ideal bir coğrafyaydı hem de İç Asya neredeyse tamamen İslamlaşmıştı. Selçuklular hem islamın yayılması hem de verimli coğrafyalara yayılma politikasıyla Doğu Romayı hedef olarak belirlemişti. 


Malazgirt Savaşının Nedenleri

Doğu sınırında ortaya çıkan ve giderek artan Türk-İslam tehlikesi Doğu Romayı telaşlandırmıştı. Zira Selçuklular seferlerinde istilaya girişmiyor, yerleşim yerlerini tahrip etmiyor, halka zulümde bulunmuyor, hedef olarak Doğu Roma askeri mevkilerini hedef alıyordu. Selçukluların bu politikası Doğu Roma bünyesinde bulunan ve Doğu Romalı olmayan toplumların üzerinde olumlu bir etki bırakıyordu. Buda Doğu Romalı idareciler için daha büyük bir tehlikeydi. Zira aidiyet hissi bulunmayan bu toplumların Selçuklu idaresini tercih etmeleri daha da tedirgin edici bir sorun olacaktı. 

Malazgirt Savaşı öncesi Roma İmparatorluğunun Durumu

Selçuklular Anadolunun içlerine doğru akınlarını ilerletirken Doğu Roma politik karışıklıklar içerisindeydi. Ülkenin yönetimi dul kalan Bizans İmparatoriçesi Eudoxie’nin elindeydi. Kendisi ülkenin yönetimi için yeterli değildi ve evleneceği kişi Doğu Roma İmparatoru olacaktı. Doğu Romalı idareciler, ülkedeki otorite boşluğunu tamamlamak ve yeni İmparatoru seçmek için Eudoxie’e pek çok damat adayı teklifinde bulundular. Ancak Edoxie, teklif edilen damat adaylarının yerine hapis tutulan Doğu Roma kumandanı Romen Diyojen’i tercih etti (1068).

Romen Diyojen, Roma ordusu içinde yüksek rütbelere yükselmiş başarılı bir askerdi ancak X. Konstantin Dukas’ın oğullarını tahttan indirmek için komplo hazırlamak suçundan hapsedilerek İdama mahkum edilmişti (1067). Eudoxie, Doğu sınırlarında artan Türk-İslam tehdidine karşı ülkeyi bir askerin yönetimine bırakmayı tercih etti ve hapisten çıkartıp affederek kendisiyle evlendi. Romen Diyojen artık Doğu Romanın imparatoru konumundaydı ancak saltanat ailesinden olmadığı için onun imparator olmasına muhalif eden askeri ve siyasi gruplar bulunuyordu. Diyojen, yönetime geçtikten sonra politikalarını destekleyecek görevliler atayarak siyasi manevralarla muhalifleriyle baş edip kendisine karşı oluşan siyasi hareketleri engelledi. Romen Diyojen artık Doğu Romanın idaresini tam olarak üstlenmiş ve yerini sağlamlaştırmış oldu. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAKIR DEVRİ

Bakır Çağı (Kalkolitik Çağ) Bakır çağı bundan yaklaşık olarak 6.000 yıl evvel yani M.Ö 5000-3000 yılları arasında şekillenmiştir. Taş çağının sonlarına doğru madenin keşfedilmesiyle beraber bakır dünyada medeniyetlerin gelişmesine ve ilerlemesine büyük katkı sağlamıştır. İnsanoğlunun ilk bulduğu maden olan bakır hem bol miktarda bulunmuş hem de çok az maliyetle birçok alanda kullanılabilmiştir. Bakır çağının başlangıç tarihi net değildir. Araştırmalar, dünyadaki ilk bakır kaynaklarının nerede bulunup çıkarıldığına dair bize farklı veriler sunmuştur. Kesin bir bilgi olarak size  İsrail ’deki Negev Çölündeki Timna Vadisi örnek gösterilebilir. Yapılan kazıda birbirine bağlı tünellerin olduğu bir alan ortaya çıkmıştır.  Timna Vadisindeki bakır su ile keşfedilmiştir. Taşların üzerine su döküldüğü zaman yeşil Galena bantları ortaya çıkmıştır. Bu taşların sırrını çözmek isteyen atalarımız Galena taşlarını yüksek ısıya maruz bırakmışlar ve Galena taşının erimeyip farklı...

KURTULUŞ SAVAŞI

Kurtuluş Savaşı Kurtuluş Savaşı, Bir iftihar, bir intizar, bir yadigar. Ezberledik, ezberleyince unuttuk. Şimdi hatırlıyor gibi yaptığımıza bakmayın, neyi hatırladığımızı bile bilmiyoruz. Hadi şimdi birlikte hatırlayalım. Önce Kurtuluş Savaşına kadar geçen zamanı hatırlayalım... 1. Dünya Savaşı'nın neticeleri belli olmuş, Almanya'nın mağlup olacağı anlaşılmıştı. Sultan Reşat, muhtemel ki memleketin içler acısı haline dayanamayıp kalp yetmezliğinden vefat edince (3 Temmuz 1918) yerine hiç istemese de Sultan Vahdettin tahta geçirildi. İttihatçılar ise memleketi içine düşürdükleri halden utanç duyarcasına istifa etmiş, hatta Talat'inden Enver'ine, Cemal'inden Şakir'ine Alman torpidosuna binip kaçmışlardı.  Koca memleket kala kala 57 yaşında, hastalıklarla boğuşan, ciğerleri sönmüş bir saltanat varisine, Abdülhamid'in kardeşi Mehmed'e (6. Mehmed - Vahdettin) kalmıştı. Öyle ki; ayakta durmakta bile zorlanan Sultan Vahdettin, cülusunda halkın ka...

DEVİRLERİN İSİMLERİ

1.   Taş Devri (Taş Çağı): MÖ 600000-5500 2.   Maden Devri (Maden Çağı): MÖ 5500- 1200 olmak üzere iki döneme ayrılmaktadır. Taş Devri; I.  Kabataş Devri (Eski Taş Çağı / Paleolitik Çağı): MÖ 600000-10000 II.  Yontmataş (Orta Taş Çağı / Mezolotik Çağı): MÖ 10000-8000 III.  Cilalıtaş Devri (Yeni Taş Çağı / Neolitik Çağı): MÖ 8000-5500 Maden Devri ise; I.  Bakır Devri (Bakır Çağı / Kalkolitik Çağı) II.  Tunç Devri (Tunç Çağı) III.  Demir Devri (Demir Çağı) olarak sınıflandırılmaktadır.