Ana içeriğe atla

DANDANAKAN SAVAŞI


Dandanakan Savaşı


Dandanakan Savaşı


Dandanakan Savaşı, Asya’da hakim bulunan iki Türk Devleti arasında 23 Mayıs 1040 yılında meydana gelmiş, Selçuklu Devletinin vücut bulmasına ve Gazne Devletinin yıkılma sürecine girmesine sebep olmuştur.

Dandanakan Savaşı, Asya’da hakim bulunan iki Türk Devleti arasında 23 Mayıs 1040 yılında meydana gelmiş, Selçuklu Devletinin vücut bulmasına ve Gazne Devletinin yıkılma sürecine girmesine sebep olmuştur. 

840 yılında yıkılan Uygur Devletine tabi olan Oğuz Boyları, ülkelerinin Kırgız istilalarıyla yıkılmasıyla batıya doğru göç etmiş, diğer Türk boylarıyla birleşerek bugünün Irak-İran coğrafyasındaki Cend şehrinde  liderleri Selçuk bey idaresinde Selçuklu Beyliğini kurmuştu (960). Selçuk bey’den sonra oğulları Tuğrul bey ve Çağrı bey döneminde büyüyen ve güçlenen Selçuklu beyliği “Türk Dünyası” haline gelen iç Asyada yeni bir Türk Devletinin temellerini attılar. 

Dandanakan Savaşının Nedenleri

Türk Devletlerindeki boy teşkilatlanması gereği Selçuklu Beyliği Gazne devletine bağlıydı. Asker veriyor, vergi ödüyor, sınır bekçiliği görevleri üstleniyordu. Giderek güçlenen Selçuklu Beyliğinin hakimiyet sürdüğü coğrafyada iki büyük Türk Devleti bulunuyordu. Karahanlılar ve Gazneliler. Giderek güçlenen Selçuklu Beyliği, 1035 yılında Ceyhun nehrini geçerek Gazne devletinin en önemli şehirlerinden olan Horasan’a izin almadan girerek bir anlamda Gazne Devletine meydan okumuş oldular. Gazne Devletinin başında bulunan Mesut, istila ve yağma gerçekleşmediği için Selçukluların bu göç hareketine önceleri sessiz kalmıştı. Tuğrul ve Çağrı bey, bunun üzerine Nesa ve Merv şehirlerine ilerleyerek hakimiyet alanlarını genişletmeye başladılar. 

Bir çeşit yayılma politikasıyla genişleyen Selçuklu beyliği, Gazne hükümdarı Mesut’a mektup yazarak Gazne devletine bağlılıklarının karşılığında izinsiz girdikleri bu şehirlerde oturma ve barınma izni istediler. Gazneli Mesut, Selçukluların niyetini anlamıştı. Yükselen Selçuklu tehdidini ortadan kaldırmak için bir ordu görevlendirerek Selçukluların üzerine sefere gönderdi. Nesa şehrine ulaşan Gazne ordusu Selçuklular ile karşı karşıya geldiler (1035). Bu mücadelede Gazne ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattılar. Bu savaşla Selçuklular artık Gazne Devletine bağlı bir güç olmaktan çıkmış bir düşman haline gelmişti. 

Gazneli Mesut, bu yenilginin üzerine Selçuklulara istediği oturma ve barınma iznini vermek zorunda kalmıştı. Selçuklular artık Nesa, Merv ve Ferava şehirlerinde yerleşik duruma geldiler. Selçuklular istediklerini almışlardı ancak bununla yetinmeyerek Çevre illere genişlemeye başladılar. Selçuklular, 3 yıl sonra Gazneli Mesut’a tekrar bir mektup yazarak Üç şehir daha istediler. Gazneli Mesut, Selçukluların bu yayılmacı tavrına karşı teklifi kabul etmeyerek tekrar bir ordu görevlendirip Selçukluların üzerine gönderdi. Gazneli ordusu ile Selçuklu ordusu Sarah şehrinde karşı karşıya geldiler. Selçuklular bu savaşıda kazanarak Gazneli ordusunu yine ağır bir yenilgiye uğrattılar (1038).
 

Dandanakan Savaşının Gerçekleşmesi

Gazneli Mesut, görevlendirerek Selçukluların üzerine gönderdiği iki ordunun da yenilgiye uğraması üzerine bizzat ordusunun başına geçerek büyük bir savaş hazırlığı içerisine girişti (1040). İki yıl süren bu hazırlık neticesinde çoğunluğu atlı süvarilerden oluşan 100.000 kişilik bir ordu hazırladı. Gazneli Ordusu Selçuklu ordusuna nispetle oldukça büyük ve kabalalıktı. Gazneli Mesut, ordusunun başında sefere çıkarak 16 Ocak’da Nişabur Şehrine ulaştı. Savaşı Nişabur üzerinden kurgulamıştı ancak Sarah savaşında ağır tahribata uğrayan ve halkının çevre şehirlere göç eden Nişabur şehri yiyecek ve temiz su sıkıntısı içerisindeydi. Kalabalık ordusunun yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak amacıyla çevre illerden erzak tedariki yapmaya çalışsa da yeterli olamayınca Merv şehrine ilerlemeye karar verdi. Selçuklular Gazne Ordusunu ilerleme esnasında hem vur-kaç taktikleriyle yoruyor ve yavaşlatıyor, hem de erzak tedariki için lojistik hareketlerini baltalıyordu. 

Gazne ordusu hem kalabalık olduğu için yavaş ilerliyor, hem de açlık, susuzluk ve yorgunluk nedeniyle zayıf düşüyordu. Nihayet Merv şehrinde konuşlu bulunan Dandanakan kalesi önünde karşı karşıya geldiler. Gazne ordusu Dandanakan kalesine doğru ilerlemekteyken Selçuklu ordusu ilk taarruza başladı. Taarruza rağmen kaleye ilerlemeye devam eden Gazne ordusu, hem Selçuklularla hemde susuzluk, açlık ve yorgunlukla mücadele ediyorlardı. Dandanakan kalesine girerek savunma savaşı yapmak Gazne ordusu için önemli bir avantaj sağlayacaktı ancak Kaleye girmeleri ve kuşatılmaları halinde dışarıyla bağlantıları kesilecek, artan su sıkıntısı katlanılamaz bir hale gelecekti. Bunun üzerine kaleye sığınarak savunma savaşı yapmak yerine Ordunun su sıkıntısını gidermek için birkaç kilometre daha güneyde bulunan Su kuyularına doğru ilerlemeye karar verdiler. Selçuklu ordusu Gazneliler üzerindeki taarruzlarını şiddetlendiriyor ve baskısını arttırıyordu. Gazne ordusu ise hem Selçuklulara karşı koymaya çalışıyor hemde su kuyularına doğru ilerlemeye çalışıyorlardı. 

Bu keşmekeş içerisinde düzeni ve disiplini bozulan Gazne ordusu, Selçukluların planlı ve ısrarlı taarruzları karşısında tutunamayarak, sayıca fazla ve güçlü olmalarına rağmen ağır kayıplar vererek yenik düşmeye başladılar.Savaşın sonunda ağır yenilgiye uğrayan Gazne ordusu savaş meydanından düzensiz şekilde çekilmeye başladılar. Gazneli Mesut, bu mağlubiyetten sonra otoritesini yitirmiş, askerlerinin saygısını ve bağlılığını kaybetmişti. Kendisine bağlı küçük bir birlik ile Hindistana doğru ilerleyerek hem Selçuklulardan hem de kendi askerlerinden kaçmaya başladı. Bu kaçış hareketiyle Selçuklulardan kaçmayı başarabilmişti ancak kendi askerlerinden kaçamayıp askerleri tarafından öldürüldü. 

Selçuklular, Dandanakan Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasıyla Gazne devletini, hazinesini ve ordugahını ele geçirerek Büyük Selçuklu Devletini tarih sahnesine çıkartmış oldular. 

Yorumlar

  1. dandanakan savaşının nedenleri yazısı gençler alt satıra koyun karışmış gibi duruyor

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAKIR DEVRİ

Bakır Çağı (Kalkolitik Çağ) Bakır çağı bundan yaklaşık olarak 6.000 yıl evvel yani M.Ö 5000-3000 yılları arasında şekillenmiştir. Taş çağının sonlarına doğru madenin keşfedilmesiyle beraber bakır dünyada medeniyetlerin gelişmesine ve ilerlemesine büyük katkı sağlamıştır. İnsanoğlunun ilk bulduğu maden olan bakır hem bol miktarda bulunmuş hem de çok az maliyetle birçok alanda kullanılabilmiştir. Bakır çağının başlangıç tarihi net değildir. Araştırmalar, dünyadaki ilk bakır kaynaklarının nerede bulunup çıkarıldığına dair bize farklı veriler sunmuştur. Kesin bir bilgi olarak size  İsrail ’deki Negev Çölündeki Timna Vadisi örnek gösterilebilir. Yapılan kazıda birbirine bağlı tünellerin olduğu bir alan ortaya çıkmıştır.  Timna Vadisindeki bakır su ile keşfedilmiştir. Taşların üzerine su döküldüğü zaman yeşil Galena bantları ortaya çıkmıştır. Bu taşların sırrını çözmek isteyen atalarımız Galena taşlarını yüksek ısıya maruz bırakmışlar ve Galena taşının erimeyip farklı...

KURTULUŞ SAVAŞI

Kurtuluş Savaşı Kurtuluş Savaşı, Bir iftihar, bir intizar, bir yadigar. Ezberledik, ezberleyince unuttuk. Şimdi hatırlıyor gibi yaptığımıza bakmayın, neyi hatırladığımızı bile bilmiyoruz. Hadi şimdi birlikte hatırlayalım. Önce Kurtuluş Savaşına kadar geçen zamanı hatırlayalım... 1. Dünya Savaşı'nın neticeleri belli olmuş, Almanya'nın mağlup olacağı anlaşılmıştı. Sultan Reşat, muhtemel ki memleketin içler acısı haline dayanamayıp kalp yetmezliğinden vefat edince (3 Temmuz 1918) yerine hiç istemese de Sultan Vahdettin tahta geçirildi. İttihatçılar ise memleketi içine düşürdükleri halden utanç duyarcasına istifa etmiş, hatta Talat'inden Enver'ine, Cemal'inden Şakir'ine Alman torpidosuna binip kaçmışlardı.  Koca memleket kala kala 57 yaşında, hastalıklarla boğuşan, ciğerleri sönmüş bir saltanat varisine, Abdülhamid'in kardeşi Mehmed'e (6. Mehmed - Vahdettin) kalmıştı. Öyle ki; ayakta durmakta bile zorlanan Sultan Vahdettin, cülusunda halkın ka...

DEVİRLERİN İSİMLERİ

1.   Taş Devri (Taş Çağı): MÖ 600000-5500 2.   Maden Devri (Maden Çağı): MÖ 5500- 1200 olmak üzere iki döneme ayrılmaktadır. Taş Devri; I.  Kabataş Devri (Eski Taş Çağı / Paleolitik Çağı): MÖ 600000-10000 II.  Yontmataş (Orta Taş Çağı / Mezolotik Çağı): MÖ 10000-8000 III.  Cilalıtaş Devri (Yeni Taş Çağı / Neolitik Çağı): MÖ 8000-5500 Maden Devri ise; I.  Bakır Devri (Bakır Çağı / Kalkolitik Çağı) II.  Tunç Devri (Tunç Çağı) III.  Demir Devri (Demir Çağı) olarak sınıflandırılmaktadır.